temel ve Kaynanası
Temel bir gün kahveye girmiş. Üstü başı yırtıkmış. Ne oldu diye sormuşlar.
-Temel: “Kaynanamı gömdük.”diye cevap vermiş.
- Kahvedekiler: “İyi de bu halin ne?”
-Temel: “Biraz direndi de.”
Maske
Dursun Temel’e sorar:
“Doktorlar ameliyatta niçin maske takarlar?”
Temel bilgiç bir edayla:
“Niye olacak…Yanlış ameliyat ettikleri hasta tanımasın diye…”
YAVAŞLA
Temel otobanda köklemiş gazı, gidiyor.
Bakmış bir tabela: “YAVAŞLA 80 km.” Hızını o an 80′e indirmiş Temel.
Az sonra bir tabela daha: “YAVAŞLA 60 km.” Temel 60′a inmiş.
Merakla giderken yeniden bir tabela: “YAVAŞLA 40.” – “Yolda çalışma var galiba!” deyip 40′a düşürmüş hızını.
Epeyce sonra yine bir tabela: “YAVAŞLA 15 km.” Talimata uyarak 15 km.’ye düşmüş Temel.
Yolun en sağından tıngır mıngır gidiyor. Ama meraktan da çatlayacak.
Uflaya puflaya bir saat daha gittikten sonra yeni bir tabela görmüş:
“YAVAŞLA’YA HOŞ GELDİNİZ, NÜFUS: 2500″
Fadime Feminist Olursa
Dünya Feministler Kongresinde konuşmacılar görüş belirtmektedir. Amerikalı bir hanım şöyle der:
- Ben iyi bir şirketin genel müdürüyüm. Artık alışveriş yapmaktan bıktım. Kocama “bundan sonra alışverişleri sen yap” dedim. Baktım, birinci gün oralı olmadı, ikinci gün oralı olmadı, üçüncü gün yaptı…
Alman konuşmacı:
- Ben iyi bir şirkette üst düzey yöneticiyim. Bir gün kocama “ben artık bulaşıkla ilgilenmekten bıktım, biraz da sen yıka” dedim. Birinci gün yapmadı, ikinci gün yapmadı, baktım üçüncü gün yapmış…
Fadime kürsüye çıkmış:
- Ben kendimi bildim bileli temizlikçiyim. Geçen gün Temel’e “ben artık çamaşır yıkamaktan mahvoldum, biraz da sen yıka” dedim. Birinci gün göremedim, ikinci gün göremedim, üçüncü gün gözüm yavaş yavaş görmeye başladı…
Şarap
Temel çok para kazanmış. Ailece lüks bir lokantaya gitmişler. En pahalı şarabı seçip ısmarlamış.
- Garson Hangi yıl tercih ederdiniz, diye sorunca,
- Temel Pi mahzuru yoksa hemen isteyrum.
kel temel
Dursun Temel’ine zaman görse onun kel kafasına takılırmış…
Yinae bir gün Dursun Temel’lın kelını okşayarak :
“Tıpkı benim hatunun poposuna benzıyor…
” Bu duruma artık tahamül edemeyen Temel eliyle kel kafasını elleyerek:
“Dogru söylüyorsun tıpkı karının poposu gibi…”
tekrar Deneyin
Temel ile Dursun promosyonlu meşrubat alırlar.
Meşrubatı açan Temel hemen kapağa bakar:
- “Tekrar deneyin.” Kapağı kapatıp yeniden açar ve okur:
- “Tekrar deneyin.”
En sonunda sinirlenen Temel:
- “Ula Tursun. Ha punlar pizi kandıriy!
İki saattir deneyrum hala pi şey çıkmadi.”
Kaplumbağa Temel
Dört kaplumbağa, pikniğe çıkmaya karar vermiş. Erzakları hazırlayıp; bir yıl, iki yıl, beş, on yıl derken, otuz yıl sonra piknik yerine varmışlar. Gazozları, yiyecekleri, herşeyi ortaya çıkarmışlar. Bir bakmışlar gazoz açacağı yok. Tek çözüm, birinin eve gidip açacağı alıp gelmesi. Görev, içlerinde en küçük kaplumbağa olan Temel’e düşmüş. Genç kaplumbağa:
- Ben gelene kadar buradaki yiyeceklere dokunmazsanız giderim…
Diğerleri bunu kabul etmiş. Temel, yola çıkmış; bir,iki, on, yirmi yıl geçmiş. Bu arada, yaşlı kaplumbağalardan biri fenalaşmış. Arkadaşları ne yapsa faydasız, son bir dileği olup olmadığını sormuşlar:
- Gerçi genç kaplumbağaya söz verdik ama, şuradaki sarmalardan bir tanesini yesem olur mu?…
- Elbette…
Diyerek, sarmalardan birini vermişler. Tam ağzına atacağı sırada, genç Temel, çalıların arasından fırlamış:
- Gitmiyorum işte, gitmiyorum..
Adalar
Namık Kemal bigün uçakta yolculuk ediyormuş kadının birisiyle tartişmaya başlıyor kadın diyor ki İsveç Türkiye’den daha büyük,
Namık Kemal olmaz Türkiye daha büyük falan diyor,
neyse bunlar iyice tartışıyorlar kadın diyor ki sana adresimi veriyim gel gösteriyim İsveç daha büyük.
Neyse Namık Kemal akşam gidiyor bi güzel s*ks yapıyorlar sabah kadın diyor gördünmü İsveç daha büyükmüs tr’yi içine aldı,
Namık Kemal gülüyor içine aldı ama adalar dışarda kaldı.
karpuz taşımaca
Namık Kemal, Japon, Alman ve İngiliz en çok kimin karpuz taşıyacağı üzerine iddiaya girerler.
Japon der ki:
- Ben iki tane taşırım.. Koltuklarımın altına birer tane alarak.
İngiliz der:
- Ben de 4 tane taşırım.. İki tane koltuk altlarıma, iki de omuzlarımın üstüne alırım.
Alman da der ki:
- Ben de beş tane taşırım.. Herkes şaşırır nasıl taşırsın?
- İki tane koltuk altına alırım, iki tane omuzlarımın üstüne, bir tane de önüme takarım demiş.
Sıra Namık Kemal’e gelmiş, o da 9 tane taşırım demiş..
Nasıl? demişler..
- İki tane koltuk altına, iki tane omuzlarıma alırım.. Almanı da önüme takarım
Kabile
Namık Kemal günün birinde Afrika’da yamyam bir kabilenin eline düşer.
Kabile reisi Namık Kemal’e kurtulabilmesi için tek şartın bir dizi testten başarıyla geçmesi olduğunu söyler.
Bunun üzerine Namık Kemal ölmektense testi kabul eder.
Bunun üzerine kabile reisi testin kurallarını açıklar.
Testte üç ayrı kulübe bulunmaktadır.
Birinci kulübede bir kasa viski,
ikinci kulübede dişi çekilecek vahşi bir aslan,
üçüncü kulübede ise kabilenin en azgın hatunu.
Namık Kemeal önce bir kasa viskiyi içecek sonra aslanın dişini çekecek en son olarakta kadını mutlu edecek.
Derken test başlar ve Namık Kemal birinci kulübeye girer, aradan saatler geçer bizimkinden ses yok derken 6-7 saat sonra yalpalayarak dışarı çıkar ancak ayakta zor durmaktadır.
Zar zor ikinci kulübenin yolunu bulur ve girer. Girmesiyle birlikte kulübede gürültüler kopmaya başlar, toz duman birbirine girmiştir, aslanın acılı kükremeleri kulakları sağır eder.
Aradan 2-3 saat geçtikten sonra Namık Kemal sallanarak dışarı çıkar ve reise dönerek “dişi çekilecek or**pu nerde” diye sorar.
Aids`li Nam-ık Kemal
Nam-ı Kemal kanserden ölüyormuş. Ölüm döşeğinde oğlu sormuş:
- Baba neden AIDS’ten öldüğünü söylüyorsun herkese?
Nam-ık Kemal demişki:
- Oğlum ben öldükten sonra kimse annenle berabar olamasın diye!
namık kemal
gazeteciye demişler dünyanın en büyük *iklisini yaz bu gazeteci namık kemalin kücük kardesisinin seyini görmüs o ne büyük şey demis oda seyiyle tarlayı suluyormus.sen git benim ortanca abimminkini gör demis oda köprü yapmıs üstünden insanlar geçiyor. sen git bide benim en büyük abimminkini gör demis.
nerede demis gazeteci
dagın en büyük yerinde adam cıkmıs ak şam olmus bi de ne görsün namık kemal sıkılmış şeyiyiyle ayla yıldızun yerini değiştiriyour
Deli
Delinin biri bir gün havuza düşmüş.
bunu gören başka bir delide deliyi kurtarmış.
doktorlar o deliyi tebrik etmişler.
deliye sormuşlar,
Arkadaşın nerede ? diye,
deli hemen cevap vermiş.
- onu kurusun diye astım demis.
Patlayan Mısırlar
Bir gün bir bilim adami yilbasi nedeniyle hastaneleri gezip akillanan delileri salmaya karar vermis. Bir sürü hastaneyi gezmis fakat hic akillandigina kanaat getirilen deliye rastlamamis.
En sonunda bir hastaneye gitmis birde bakmis ki bütün deliler zipliyor hemen onlarla ilgilenen doktorlara sormus:
- “Bunlar neden böyle zipliyorlar?”
- “Bunlar kendilerini misir patlagi zannediyorlar.” demis
Birde bakmislar ki bir tanesi ziplamadan yatagin üzerinde sabit bir sekilde duruyormus. Hemen ona yaklasarak sormus.
- “Sen neden ziplamiyorsun?”
- “Ben tavaya yapistim.”
Kayıp Deli
Hiç buralardan geçen bir deli gördünüz mü?
nasıl biri ?
bir seksen boyunda doksan kilo ağırlığında ufacık tefecik sarışın bir zenci
Anlamadım ?
hem bir seksen boyunda doksan kilo hemde ufacık tefecik üstelik hem zenci hem sarışın…
Canım deli dedik ya!!!
deli senin benim gibi olacak değil ya
Karşısı
Bir deli karşı kaldırıma geçince oradaki ilk görevliye sorar karşı kaldırım nerede ?
görevli şaşırır ama cevap vermek istemeyerek karşıyı gösterir
deli kime yutturuyorsun be daha az önce orada sordum burayı gösterdiler.
Masraflı Araba :=)
İki deli, yolda giderken bir direksiyon bulunca çok sevindiler.O sevinçle saatte 160′la uzunca bir süre yol aldıktan sonra benzicinin önünde durdular. Arabayı süren;
- Yüz bin liralık dedi.Süper olsun. Benzinci ikisini de tepeden tırnağa süzdükten sonra ;
- Gidin işinize! diye bağırdı. Sizin civatalarınız gevşek !
ıkincisi , araba kullana’a dödü
- Gördün mü! Araba masraf kapısı açtı bile!
Delimisin ?
Deli adamın biri bir gün balkondan aşağı olta sarkıtmış yoldan geçen biriyse adama sormuş:
- “Kaç balık tuttun” demiş. Deli ise adama:
- “Delimisin be adam burada balık ne arar?
iki deli
iki deli havuzun başına geçmiş.
bi deli havuzun tadına bakmış.su tatlı değilmiş.
deli havuzun içine şeker atmış. tekrar bakmış yine tatlı değil.
öbür deli demişki.deli şekeri havuza attında karıştırmadınki demiş.
Otobüs Bileti
Bir deli doktoru en akıllı deliyi seçmek istiyormuş.
Bir gün duvara bir otobüs resmi yapıştırır ve tüm delileri toplar. Şöyle der:
haydi şu otobüse binin der.
Temel hariç herkez biner.
Doktor Temelin çok akıllı olduğunu düşünür ve şöyle der:
Sen niye binmedin.?
Temel :
Hay işte unutkanlık bilet almayı unutmuşum.:)))
Şeker
Deli , kahveye girdiğinde soluk soluğaydı.Boş bir masaya oturup ocağa seslendi;
- Bana bir çay !
çay geldi , şekerleri atıp karıştırdı.Garsonadan yine şeker istedi.Onları da atıp karıştırdı,yeniden istedi.Garson;
- Sekiz şeker koydun çaya ,dedi şaşkın şaşkın,
- Koydum ama , işte görüyürsun, hepsi eriyor!
Amerikalı Turist
bir kac amerikali turist turkiye ye gezmeye gelmisler. rehber hocasi ile birlikte geziyorlarmis
rehber hocasi ilk olarak buyuk olan bir binayi gostermis.amerikali turistlerden birisi “bizim orda bu binanin 10 kat buyugu var” diye bagirmis.
sonra rehber hocasi ikinci bi binayi gostermis
ve ayni amerikali yine”bizim orda bu binanin daha guzeli var”diye bagirmis.ve en son ucuncu binaya gelmisler yine o amerikali turist ayni sekilde bagirmis.ve sonunda rehber hocasi dayanamayip soylemis.”evet dogrudur inanirim cunku bu bina deliler evi.
Leyla Hanım Burdamı
Kasabanın tekinde bir adam, her gün çalıstığı yerin karşısındaki restoranta gidip çatalla kaşığı koklayıp o günkü menüyü biliyomuş.
Garsonlar bir süre sonra bu duruma gıcık olmuşlar ve sinirlenip bir gün çatalla kaşığı, o kasabada oturan Leyla Hanım’ın vaj**nasına sokmuşlar ( menu’yü bilemesin diye ) . Ertesi gün adam deli gibi yine koklamış ve garsonu yanına çağırıp sormuş:
“Leyla Hanım burda mı çalışıyor?”
20 deli
20 deli kaçmaya karar vermişler.ele başları bir kütükle üç kapıyı kırıcaz demiş.diğerleri kabul etmiş.ve sabah olunca 20 deli kalkmış ve üç kapıdan;
birincisini kırmışlar
ikincisini kırmmışlar
derken üçüncü kapıya geldiklerinde birde kapının açık olduğunu görmüşler
ele başları:
- geri dönün planımız bozuldu demiş
Enayimiyim Been?
Delinin biri hastanenin bahçesinde el arabasını ters çevirmiş ve sürmeye uğraşıyormuş.
Bunu gören doktor: -
Öyle sürülmez, düzeltsene arabayı. Deli hemen cevap verir:
- Geçen gün senin dediğin gibi sürdüm akşama kadar kum taşıttırdılar, enayimiyim beeen!
tavuklarda Biliyormuu?
Bir gün adamın biri kendini tavuk yemi saniyormuş ve tavuklardan çok korkuyormuş derken adamı hastaneye yatırmışlar ve uzun süre tedavi etmiler.
Sonunda adama sormuşlar,
“artık tavuk yemi olmadığını biliyorsun demi?”
adamın cevabı ise
“ben biliyorum da tavuklarda biliyormu?”şeklinde olmuş.
Bir Bakıştamı Görücen !!!
BİR TIMARHANEDE,
DELİLER HERGÜN SIRAYLA BİR DELİKTEN DIŞARI BaKIYORMUŞ.
DOKTORDA FARKINDAYMIŞ VE MERAK EDİP BAKAR VE HİÇ BİŞİ GÖRMEZ GÖKYÜZÜNDEN BAŞKA, VE ÇOK ESKİ BİR DELİYİ YANINA ÇAĞIRIR
SİZ HER GÜN BU DELİĞE BAKIP NE GÖRÜYoRSUNUZ DER,
BEN BAKTIM BİŞİ GÖRMEDİM GÖKYÜZÜNDEN BAŞKA
DELİ DER ULAN BEN 24 YIDIR BAKIYOROM BİŞİ GÖRMEDİM SEN Bİ BAKIŞTAMI GÖRECEN DER
))
SAVURGAN HÜKÜMET
İki deli, yağmurdan sonra kumaşı yırtık paslı bir şemsiyeyi açmışlar yolda gidiyorlardı.Birincisi, gökkuşağını gösterdi;
- Bak bak ..
ıkinci baktı ve birden sinirlendi;
- Hükümet böyle şeyler için para harcıyor da , bizim gibi deliler için doğru dürüst bir hastane yaptırmıyor !
araba
Bir gün deli hastanesinde doktor delilere bir test yapmaya karar vermiş.
Doktor duvara bir araba resmi asmış.
doktor demişki bu arabaya binin.
Bütün deliler binmeye çalışmış ama biri orada alakasız duruyormuş.
Doktor sormuş sen niye binmiyorsun?
o araba çalışmaz. demiş deli
Doktor Sormuş,
Neden?
Deli Cevap Vermiş :
Anahtarı bende’de Ondan
)
Sponsorlu Bağlantılar

Facebook Yorum Yada Aşağıdan Yorum Yaz
Powered by Facebook Comments